Neden Aile Mediasyonu’nu Seçtim?

Uzun yıllar ağırlıklı olarak aile hukuku alanında çalışan bir avukat olarak, sürekli kendimi ve  mesleğimi geliştirecek fırsatları hem aradım, hem de yakaladığımda, peşini bırakmadım. Aile mediasyonu da, bu fırsatlardan biriydi ve hayatımın önemli dönüm noktalarından biri oldu. Şimdi, Türkiye’nin profesyonel anlamda eğitim almış ilk aile mediatörü olma onuru ve sorumluluğu ile yaşıyorum.

Avukatlık  yaparken beni en çok mutlu eden olgu tarafların anlaşabilmesiydi. Bir davayı kazanmak, benim için gerçek anlamda kazanmak değildi. Çünkü biliyordum ki, hukuk sürecinde davayı kazanan dahi, gerçek hayatta bazı şeyleri kaybediyordu. Dava sonucu, bu haliyle sadece bir avuntu oluyordu: İnsan davayı kazanıyor ama zaman kaybediyordu, ne olursa olsun  paraya mal oluyordu ve en önemlisi dava süresince öyle ya da böyle, huzuru elden gidiyordu.  Bu noktada,  davayı kaybeden açısından konuya değinmeme gerek yok sanırım.

Herhangi birinin, herhangi şey kaybetmeden de kazanmasının bir yolu vardı elbette. İşte, anlaşabilmek veya uzlaşabilmek bunu sağlayabiliyordu. Avukatlık Kanunu biz avukatlara, tarafları anlaştırma yetkisi vermişti ama nedense pratikte bir türlü uygulanamıyordu. Çünkü denildiği, sanıldığı kadar kolay değildi insanları anlaştırmak; çatışma veya karşılıklı suçlama çok daha kolay gerçekleşiyordu. Bunun sonucunda da, sağlıklı adımlar atılamıyorlardı. Boşanma davaları için bana başvuran insanların, çok fazla acı çekmeden süreci atlatmalarına  ve anlaşarak boşanmalarına  yardımcı olabilmek için aile terapisi eğitimi almaya başladım. Ama bu eğitim de, tam anlamıyla yeterli olamıyordu. Tarafların daha az zarar göreceği, daha iyi iletişim kuracağı bir yöntem olmalıydı diye düşünüyordum. Çünkü çağımızda her konuda bir yöntem geliştirildiğine göre, uyuşmazlık yaşayan insanların anlaştırılmasının da iyi ve başarılı bir yöntemi vardı mutlaka.

 

Mediasyonu ilk duyduğumda, aradığım şey düşünerek derin bir heyecan duydum. Gerçekten öyle olduğunu, eğitimlere başladıktan çok kısa süre sonra anladım. Elimden geldiğince, asıl eğitimden sonra gerekli olan pratik ve grup çalışmalarını tamamladım. Çok keyifli, koşuşturmayla geçen bir süreçti. Şu an, 5 aylık olan bebeğim Pelin, hamileliğim boyunca benimle birlikte İstanbul’dan Gaziantep’e, Gaziantep’ten Ankara’ya, Ankara’dan Antalya’ya seyahat etti durdu. Bu yüzden, minik Pelin doğuştan mediatör oldu! Üstelik, doğumdan sonra da, çalışmalarıma ara vermedim. Öyle ki, zaman zaman eğitimlerime Pelin’de geldi ve ders aralarım kızımı emzirmekle geçti. Bu tempo pek çok insana anlaşılmaz geliyordu. Benim içinse, her şey çok açıktı: Ben sonunda yaşam idealime kavuşmuş, aile mediatörü olmuştum. Ve bu ideal sürekli kendini geliştirmeyi  zorunlu kılıyordu.

Mediasyon her şeyden önce, barış demekti benim için. Barışarak boşanma, yıllardır yapmaya çalıştığım, hatta bazen yaptığımı zannettiğim şeydi...Hayatın bana kazandırdıkları ve aile terapisi bilgilerimin üzerine, profesyonel mediatörluk eğitimi de eklenince, aile mediasyonun nasıl sihirli bir etkisi olduğunu görebiliyordum. Bu sihirli etkiyi  daha da artırmak için  psikoloji alanında yüksek lisans eğitimine başladım. İdealim sürekli kendimi geliştirmeyi zorunlu kılıyordu demiştim ya; işte bu çok mutluluk verici bir duyguydu!

Aile Uyuşmazlıklarında Mediasyon  Ne Demek?

Her şeyden önce ailelerdeki dinamikleri görebilmek demek.  Ne kadar iyi bir aile hukukçusu olursanız olun, kanımca bu dinamikleri görebilme yetisi geliştiremediyseniz, başarılı bir mediasyon süreci yürütmeniz mümkün değildir.  Aile dediğimizde, asla bitmeyecek ilişkilerden söz ederiz. Bir kadın ve erkek boşandıktan sonra, hele hele ortak çocukları da varsa,  kopmayan ve kopamayacak ilişkilerini devam ettirmek zorundadırlar. Doğrudur, çoğu kişi kopmuş gibi yapabilir, ancak unutmamak gerekiyor ki, gibi yapmak evrensel gerçeği değiştiremiyor. Bu durumda,  yani eğer eşler barışarak boşanmamışlar ise, devam eden yaşamlarında maalesef derin bir huzur duyamıyorlar. Sonradan kurdukları ilişkilerde de, hep bir şeyler eksik kalıyor. Çocuklara ilişkin kayıplar ise, daha vahim olabiliyor. Ebeveynleri anlaşamadan veya barışamadan boşanmış çocukların sorunları, kendileriyle birlikte büyüyor. Bu sebeple,  kendileri anlaşamayan anne-babaların en değerli varlıkları olan çocuklar, bir ömür boyu hayatla barışamadan yaşamaya mahkum edilmiş oluyorlar. Aile mediasyonu sırasında, eşler arasındaki kırgınlık, kızgınlık, acı gibi duygular  ifade ediliyor. Taraflar arasındaki anlaşma, her iki tarafın ortak iradesi ile düzenlendiğinden,  devam eden yaşamlar çok daha huzurlu ve mutlu oluyor. Çocukların velayet ve nafaka düzenlemelerinden, mal paylaşımına kadar çok geniş bir yelpazede ortak irade ile yapılmış bir boşanma anlaşması tarafların işini çok kolaylaştırıyor.

Anlaşarak veya barışarak boşanmada sadece tarafların değil, aynı zamnada Aile Mahkemelerinin de işi kolaylaşıyor. Çünkü çekişmeli bir boşanma davasında çoğu kez, tarafların mali ve içtimai durumlarının araştırılması, tanıkların dinlenmesi, diğer delillerin toplanması, uzman görüşü alınması gibi uzun ve uğraştırıcı bir süreç yaşanıyor.  Oysa taraflar, aile mediasyonu sonucunda yaptıkları bir boşanma anlaşması ile mahkemeye başvurabilirlerse, mahkeme bu boşanma anlaşmasını çok kısa sürede onaylıyor ve dava da en ekonomik şekilde sonuçlanmış oluyor. Üstelik verilen karar tarafların ortak iradesi sonucu oluştuğu için, karar sonrası uygulanması da, genel hukuki süreç sonuçlarına göre, çok daha olumlu ve verimli oluyor. Sizce, bu rahatlık ve huzur, çekişmeli bir dava sonucunda elde edilen ve her iki tarafı da inciten bir boşanma kararı ile kıyas edilebilir mi ?

Bu arada hemen ifade edeyim ki, aile mediasyonu sadece boşanma davaları ile  sınırlı değil. Aile içi uyuşmazlıklar denince akla gelebilecek hemen her alandaki sorunlar için mediasyona başvurulabilir. Birkaç örnek vermek gerekirse; çocukların okul sorunlarının çözümün, miras sorunları, karı-kocanın ortak karar vermekte zorlandıkları herhangi konu,   ebeveyn-çocuk dargınlıkları…

Kısadan hisse, ailede barışın yolu aile mediasyonundan geçiyor.

Av.Ayşe Dilek Ergüler/ Mediatör

www.talyamediasyon.com
Antalya: 0 242 243 43 23
İstanbul: 0 212 251 71 73