İnsanın içinde bütün bir dünya yatar; eğer insan nasıl bakacağını ve öğrenmeyi bilirse. Kapı oradadır ve anahtarı da senin elindedir. Dünyada kendinden başka hiç kimse, ne sana anahtarı verebilir, ne de kapıyı açabilir. Jiddu Krishnamurti

Mediasyon, gönüllü bir süreçtir. Uyuşmazlığı yaratan ve onu her haliyle yaşayan ve deneyimleyen taraflar olduğuna göre, aynı uyuşmazlığı kendi istedikleri şekilde, yerde ve zamanda, istedikleri alternatiflerle çözebilecek olan da taraflardır.

Bir mediasyon, tarafların tamamı evet dediğinde başlar ve sadece bir tarafın hayır’ı ile sonlanır. Mediatöre düşen en önemli görev, çaresizlik içinde deneyimledikleri uyuşmazlığın karanlığında kalan taraflara, kendi iyimserlik ve sakinliği ile  güneşin olduğunu hatırlatabilmesidir. Çözüm, yine Krishnamurti’nin dediği gibi, sorunun bir parçasıdır ve ancak sorunla düşünülürse, ona ulaşılabilir.

O halde, mediasyon çözüm kapısının anahtarıdır. Bu kapıyı açmaya cesaret etmek ancak tarafların gönüllüklükleriyle mümkündür. Ama bir kez açılmaya görülsün, çözümler ardı sıra geliverir.