![]() |
|||
![]() |
![]() |
||
|
2- Aile Mediasyonu ne zaman kullanılır? Mediasyon bireyler arasındaki iletişim koptuğu zaman aşağıda sıralanan durumlarda; 3- Aile Mediasyonu hangi durumlarda kullanılmamalıdır? Aile içinde şiddet veya taciz olduğuna dair kanıt olduğu veya taraflar arasında büyük bir güç dengesizliği olduğu durumlarda mediasyon kullanılmamalıdır. Mediasyon sürecinin işe yaraması için taraflar arasında bir dereceye kadar güven duygusu olmalıdır. 4- Aile Mediasyonu hangi konularda uygulanabilir? Aşağıda sıralanan konular mediasyon ile düzenlenebilir; 5 - Genel süreç Mediasyon üçüncü tarafsız bir kişinin, mediatörün boşanma, ayrılık veya uyuşmazlığa ilişkin bütün sorunların tartışılıp, görüşülmesine yardımcı olduğu, gizli, gönüllü, “önyargısız” bir yöntemdir. Süreç Giriş / Kabul toplantısı Mediasyon toplantıları Mediasyon süreci beş-aşamalı bir format izler: Bu süreçte; 6- Aile Mediasyonu ne sağlar? Aile mediasyonu iletişimin iyileşmesine yardımcı olur, ailelerin gelecek için planlar yapmalarına, çocuklarla ilgili düzenlemelere karar vermelerine ve malların paylaşımı ve finansal konularla ilgili kararlar almalarına yardımcı olur ki bütün bunlar ayrılığı etkileyen faktörlerdir. 7- Aile Mediasyonu kullanmanın avantajları? 8- Aile Mediasyonu kullanmanın dezavantajları? ---------- Derleyen: Zeynep Erdost/ L’accadémia Areté ............................................ Eşler, “ömür boyu bir yastıkta birlikte yaşamak” amacı ile evlenir. Evlilik birliğinin kurulmasındaki temel amaç da budur. Aile kurmak, çocuk sahibi olmak, iyi ve kötü günde birbirine destek olmaktır. Medeni Kanunu’nun 185. maddesinin son fıkrasında bu amaç ve ilkeyi şu şekilde belirtmektedir: “Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar”. Ancak, bu arzu ve düşünceler ile kurulan evliliklerin bir kısmı, maalesef çeşitli nedenlerden dolayı bir ömür boyu sürememektedir. Evlilikler, çoğunlukla eşlerin iradesi dışında “ölüm” ile sona erer. Ancak bunun dışında aile içi çatışmaların başlaması ile birlikte eşler bu çatışmaları uzlaşmaya dönüştüremedikleri süreçte, boşanma olgusu gündeme gelir. Hukuki açıdan boşanma, eşlerden birinin veya her ikisinin evliliği sona erdirmeye yönelik yargısal sürece girmeleri ile başlar. Ancak, psikolojik açıdan boşanma ise, bu süreçten çok daha önce başlar. Aile kurulduktan sonra üyelerinin tamamını kaybedinceye kadar geçen zaman içinde, çeşitli gelişimsel dönemler yaşarlar. Eşler, farklı dönemlerde farklı rol ve görevlere sahip olup, o döneme özgü aile sorunları ve aile içi çatışmalar ile karşılaşabilir ve bu çatışmalar boşanmayla sonuçlanabilir. Eşleri boşanmaya götüren çatışmalar aşağıdaki dönemlerde şu şekilde oluşabilir: Evliliğin ilk yılları: Evliliğin ilk yılları, eşlerin birbirlerinin fikirlerini öğrendiği ve evlilik yaşantısının getirdiği diğer rollere (genişleyen aile ile ebeveynlerin eşlere yükledikleri roller, iş ve arkadaş çevresinin yüklediği roller gibi) uyumun söz konusu olduğu ve eşlerin birbirlerine alıştığı bir dönemdir . İlk döngüde evlilik uyumu ile ilgili yaşanabilecek sorunlar şu şekilde belirtilmektedir: Küçük yaşta çocuğu olan çiftlerde meydana gelen çatışma nedenleri: Ebeveyn olmak, yaşamın en belirgin aşamalarından biridir. Çocuk doğduktan sonra yaşam asla eskisi gibi olamamaktadır. İlk çocuğun doğması ile karı-kocanın, ana-baba rollerini üstlenme süreci başlar. Ailede rollerin yeniden belirlenmesi yolu ile ailenin yaşam tarzı değişebilir. İlk zamanlardaki değişiklikler, neredeyse ebeveynler için bir şok olabilmektedir. Meydana gelen bu ani değişiklikler, yeni ebeveynler ve ilişkileri üzerinde bir karışıklık yaratabilir. Bu aşamada ebeveynlerin yaşadıkları sorunları dört grupta toplamak mümkündür: Ergenlik çağında çocuğu olan çiftlerde meydana gelen çatışma nedenleri: Aile genişlemiştir ve aynı evde yaşamaktadır. Bu döngünün temel konuları, çocuklar için okul, meslek seçimi üzerinde yoğunlaşmakta; çocuklarda cinsellik, bağımsız olma duygusu ve hareketlilik gitgide artmakta; sigara, alkol, uyuşturucu kullanma kaygıları ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar ailede bunalımlara yol açabilir, ergenlerle birlikte ana-babalar da bundan etkilenir. Ailede ebeveynler ve çocuk arasında çatışmalar yaşanır. Bu dönemde aynı zamanda büyük ebeveynler emekli olabilir, taşınabilir, hastalanabilir veya ölebilir, ebeveynler kendi ebeveynlerin bakımı için sorumluluk alabilirler. Bu stresli olaylar, ilişkilerin yeniden düzenlenmesine ve gözden geçirilmesine neden olur. Böyle durumlarda eşlerin birbirine ayırdığı zaman az olabilir ve zaman zaman eşler arasında da çatışmalar yaşanabilir. Yetişkin çağda çocuğu olan çiftlerde meydana gelen çatışma nedenleri: Bu döngü aileler için orta yaşam döngüsü olarak da adlandırılabilir. Ailenin orta yaşam döngüsü, eşlerin de orta yaşına denk gelmektedir. Ebeveynler için, özellikle anneler için ilgisini, enerjisini ve zamanını o zamana kadar ailesi üzerinde odaklaştırmışsa sıkıntılı ve zor bir dönem olabilir. Çocukların evden, iş veya okul yaşamı için ayrılması, anneler için önemli bir rol değişimini gerekli kılar. Üstelik bu durum çoğunlukla annenin menopoz döneminin sıkıntılarına rastlar. Bu biyolojik değişim “boş yuva” olgusuyla birleşince kadınlar için zorlu bir dönemin başlangıcı olabilir. Ailenin belirli sorumluklarının başında, çocuklarının iş sahibi olmalarına yardımcı olması, iş ve meslek yaşamındaki sorunlarının çözümüne katkıda bulunması, evlenip bir yuva kurmalarını sağlamak gelmektedir. Evlilik yaşamında ise bu döngü evlilik doyumunun en düşük olduğu aşama olarak da belirtilmektedir. Çocukların evden uzaklaşma çabası ve hareketliliği içinde olması ve eşlerin çocuk bakımıyla ilgili görevlerinin tamamlanması artık kendi yaşamlarını, yaşamın anlamını düşünmelerine neden olur. Bu dönemde eşler kendi iç dünyalarına dönmekte ve tüm yaşamlarını gözden geçirmektedir. Bu döngüde ailenin rollerinde önemli değişiklikler ve düzenlemeler meydana gelmektedir. Döngünün görevlerinden bazıları; yeniden çift/eş olma ilişkisini geliştirme, yetişkin çocuklarla “yetişkin ilişkisi” kurmak, evlilik ve doğum yoluyla yeni aile üyelerine sahip olmaya hazırlık yapmak, büyük ebeveynler için bakım sağlama ve büyük ebeveynlerin ölümü ile baş etme gibi durumlar söz konusudur. İleri yaşlardaki eşlerde meydana gelen çatışma nedenleri: Son çocuğun aileden ayrılmasıyla oluşan dönemdir. Bu dönemde eşler artık bireysel yaşam döngülerinde yaşlılık dönemine de girmiştir. Çocuklar evden ayrıldıkça, evde yaşanan stres azalır. Eşler artık çocukları üzerinde odaklaşmazlar, evliliklerini daha fazla düşünürler ve enerjilerini bu doğrultuda harcarlar. Zamanın geçtiğini fark ederler ve eşler ilişkilerinden daha çok şey beklerler. Kadının ev dışına odaklanması evlilik üzerindeki baskıların bir kısmını ortadan kaldırır. Ayrıca, ileri yaştaki eşler, yıllardır birliktedir ve stresli çocuk büyütme yıllarında ilişki becerileri geliştirmişlerdir. Bu dönemde çocukların evlenmesi ve torunlar nedeniyle ailenin yeniden genişlemesi söz konusudur. Eşler, yetişkin çocukları, onların eşleri ve torunlarıyla yeniden bir ilişki oluştururlar. Bu dönemin kendine özgü bir yanı da eşlerin özellikle toplumsal rollerinde meydana gelen değişimdir. Çalışma yaşamı içinde olan karı ve/veya koca emekli olmaya başlar. Emeklilik ve ortaya çıkan boş zamanın değerlendirilmesi bu dönemin en önemli sorunlarıdır. Emeklilik ile meydana gelen gelirde azalma, yaşam düzeyinde de düşüşe neden olmaktadır. En önemlisi yaşlanan fizyoloji ile sağlık sorunları da bütün bu sorunlara eklenmektedir. Emeklilik; her şeyden önce yaşamda bir geçiş noktasını gösteren olaydır. Emeklilik olayının ardından birey, kendine özgü rolleri, beklentileri ve sorumlulukları olan yeni bir toplumsal konumdadır. Emekliliğin getirdiği yeni statüye hazırlanmak ve bu statünün getirdiği yeniden toplumsallaşmayı sağlamak eşlerin görevlerindendir. Bu dönemde yaşanan bazı değişiklikler (emeklilik, çeşitli hastalıkların ortaya çıkması,çocukların evden uzaklaşması vb.) travmatik hale gelebilir . Aile yaşam döngüsünün son döneminde çiftler, tıpkı evliliğe ilk adım attıkları ilk yıllara, yani “iki kişi olma” ya geri dönerler. Evlilik yaşamı içinde hem kadının hem de erkeğin özellikle rol ve işlevlerine ilişkin kimi değişiklikler meydana gelmiştir. Uzun bir dönem çocukları ile birlikte yaşayan, onların gelişimsel ihtiyaçlarına göre ailede yeni düzenlemeler yapan, iş yaşamı ve geniş bir sosyal yaşantı içinde olan eşler bu dönemde aile içinde üst üste gelen değişimler yaşar. Bu değişimler sürecinde çıkan çatışmalar aile birlikteliğini zorlar ve boşanmalara neden olur. E.Leyla Şıpka/ Boşanma Sürecinde Meydana Gelen Çatışmalar ve Aile Mahkemeleri Uygulamasında Uzman Görüşleri, Newport Ünv. Dav.Bil.Böl. Bitirme Tezi, İstanbul 2006
|
||
![]() |
|||